Çok geçmiş günlerden geliyorum ; geçmiş şehirlerden , geçmiş duygulardan..
Ölüm gibi ,yanımda bir şey getiremiyorum ; içimde kopan fırtınalarda savrulan yapraklardan başka..
Savrulan şeyler yapraklar mı yoksa ben miyim ayrıt edemiyor bedbah gözlerim, zaif bedenim.
Ölüm çığlıkları arasında kopan bu fırtınada yapraklar ; rüzgara mı kızıyor ,onları bırakan ağaca mı bilmiyorum
Bu çığlıkları arasında duyulmuyor sesim , ağzımdan çıkan kulağıma varana kadar asırlar geçiyor pervazsızca .
Ve ben geçmişte kalıyorum. fısıltıların kulağıma varan boğucu hislerinde , hep geçmişi yaşıyorum şuursuz geleceğimde .
.jpg)
Geçmişin geleceğe hediyesi bir küçük güzel yazı. Kalbinize sağlık
YanıtlaSilteşekkür ederimm
Sil