6 Temmuz 2021 Salı

Aitim,ait olmadığım şeyler kadar






 Ait olmak neydi , nereye ait olunmalıydı ? Bir kitaba , bir ağaca , bir kediye ait olunmaz mıydı sahi ? Tonlarca şeye ait hissedebilecekken, tonlarca şeye neden  ait hissedemiyordum peki ? İnsan kendi  kendine  ait hissedemez miydi ? Ait olduğun şeyden vaz geçebilir miydi peki ? Vaz geçebiliyorsan ne kadar ait olurdun bağlandığın şeye ? Ait olmak ne gibiydi ? Ait olmadığın zaman tek başına  bomboş bir odanın ortasında gibi mi hissederdin ? Hiç bir şeye ve yere ait değilim diye haykırabilecekken bile o odaya bağlanmak ne kadar özgür yapardı insanı ?  Ait olmadığında özgür oluyorsa insan , ruhuma vurulan zincirlerden  memnuniyet mi duymalıydım?Ait olmak istiyordum çünkü. Ben buyum diye kendimden emin bir şekilde dağlarda yankı yapabilecek kadar bağırarak . Ben bu resme aitim , şu şiirde şu kıtaya , gök yüzü mavisinin şu tonuna, bir kavanozun icinde rengi  pembeden kırmıza kaçan  şu güllere , güneşin anlında gerinen altın sarısı şu kediye... Hepsine ait olmak isterken hiç birine ait olamamak mı özgür kılmıştı beni?Halbuki ait olunan gök yüzü mavisinin tonlari ne kadar genişti özgür olmak için ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Zamansız zaman

Çok geçmiş günlerden geliyorum ; geçmiş şehirlerden , geçmiş duygulardan.. Ölüm gibi ,yanımda bir şey getiremiyorum  ; içimde kopan fırtınal...