28 Aralık 2021 Salı

Bu Nağmeler

 Her derdin devası var denir ,

Söyle sultanım kırılmış gönlün dermanı nedir? 

Toprak kurur ,yağmur yağar ardından renk renk çiçek açar gönül bahçesinde,

Söyle sultanım göz yaşlarım yağmur sayılır mı? 

Sözcükler dökülür dudaklarının arasından ; doğru,yalan

Söyle sultanım sözler de bıçak sayılır mı ? 

Ağlar çocuklar ; kar tanesince soğuk sözcükler, sızlatınca gönül bahçesini

Söyle sultanım genç yaşımda yaşlı ruhum çocuk sayılır mı? 

Unutkanlık sarar beynimin sisli duvarlarını

Söyle sultanım unutunca yağmur yağmasına gerek kalır mı ? 

Bilmem yüreğimden dökülen bu nağmeler şifa mı zarar mı 

Söyle sultanım insan böyle yaşar mı yaşlanır mı? 




13 Ekim 2021 Çarşamba

Sevgisiz Sevgililer

 Sevmeyi bilmeyenler için atan her kalp bir damla kan kaybediyor , düşlerken sevdiğinin hayalini .  
Sevmemeyi öğreniyorlar , sevgililerinin kalbindeki sevgisizlikle. Güzel sevenler hep böyle sevgisiz sevgililere denk geliyormuş meğer. Sevgileriyle en büyük sevgisizliği yaratmışlar, sevmeyi bilmeyenlere denk geldikçe.Kalplerinden düşen her bir damla kan birikip sel olmuş , o sel sevenleri kendi elleriyle boğmuş. Hatırlarına getirmek istemiyorlarmış artık sevgililerinin çehrelerini, sahi hatırlarına getirmek için ilk başta unutmaları gerekmiş .







3 Ekim 2021 Pazar

Acının İlacı

 Dalgalar boyu sallanıyor ruhum , yüzme bilmeden nasıl açılır bir insan okyanusa ? Nefesimi tutmayı öğrendim albayım.. Nesef almak  için  denk gelen rastgele anlarda kendimi bulduğumu sandım , ama her defasında ve bir an bile aksini düşünmeyerek .Rüzgar çıkıyor albayım, rüzgar çıkıyor . Bir an bile aksini düşünmediğim şey içinden çıkılmaz bir halle bana geri  geliyor, daha büyük dalgalar halinde . Nefesim yetmiyor albayım , nefesim yetmiyor.. Sahi ne yapmalı insan ? Tek başına kaldığı okyanusta boğuluyorsa ? Yol göstermiyorsa bana yüzme bilen balıklar bile.. Kime sığınmalı albayım ...Söylesene kime sığınmalı!


 

6 Temmuz 2021 Salı

Aitim,ait olmadığım şeyler kadar






 Ait olmak neydi , nereye ait olunmalıydı ? Bir kitaba , bir ağaca , bir kediye ait olunmaz mıydı sahi ? Tonlarca şeye ait hissedebilecekken, tonlarca şeye neden  ait hissedemiyordum peki ? İnsan kendi  kendine  ait hissedemez miydi ? Ait olduğun şeyden vaz geçebilir miydi peki ? Vaz geçebiliyorsan ne kadar ait olurdun bağlandığın şeye ? Ait olmak ne gibiydi ? Ait olmadığın zaman tek başına  bomboş bir odanın ortasında gibi mi hissederdin ? Hiç bir şeye ve yere ait değilim diye haykırabilecekken bile o odaya bağlanmak ne kadar özgür yapardı insanı ?  Ait olmadığında özgür oluyorsa insan , ruhuma vurulan zincirlerden  memnuniyet mi duymalıydım?Ait olmak istiyordum çünkü. Ben buyum diye kendimden emin bir şekilde dağlarda yankı yapabilecek kadar bağırarak . Ben bu resme aitim , şu şiirde şu kıtaya , gök yüzü mavisinin şu tonuna, bir kavanozun icinde rengi  pembeden kırmıza kaçan  şu güllere , güneşin anlında gerinen altın sarısı şu kediye... Hepsine ait olmak isterken hiç birine ait olamamak mı özgür kılmıştı beni?Halbuki ait olunan gök yüzü mavisinin tonlari ne kadar genişti özgür olmak için ...

7 Haziran 2021 Pazartesi

Anlaşılmadan Ölmek

 Bir çok şarkıda bir çok şiirde anlatmaya çalıştı kendini insan oğlu. Bazen bir resimde bazen bir dokunuşta bazense ağzından dökülen bir kaç kelime ile ... Anlatabilmek değildi belki de mesele; anlaşılmadıktan sonra ne bir kelime, ne bir resim, ne de bir dokunuşun manası vardı çünkü. Hepsi anlaşılmak istediğini hissediyordu ama  hiç biri durup dinlemeye değer görmüyordu başkasının fikrini  . Olmaktan korktukları yere gelirken , korkmaktan oldukları yeri bile değiştiremediklerini fark ettiler . Ezikti insanoğlu, anlaşılmaya değmeyen ; anlaşılsa bile sanki anlamaya değer şeyler söyleyecekmiş gibi ...






17 Mayıs 2021 Pazartesi

Zamanın Dışında Boşluğun içinde

 Korkuyorum. Neyden korktuğumu bilmeyerek,belki de kendimi kandırarak... Herkesleşmekten korkuyorum , kim olduğumu bulamamaktan korkuyorum , ne yapacağımı bilmemekten korkuyorum , kaybetmekten korkuyorum ; belki de kendim olmaktan korkuyorumdur... Geçmişimden korkuyorum ; yaptıklarım değil de yapamadıklarımdan korkuyorum . Anlaşılmamaktan korkuyorum , daha kendimi nasıl anlatabileceğimi  bilmeden...Resimler çiziyorum , attığım her çizik ; kafamda ki düşünceleri bağlamak için bir ip oluyor . Düşünmekten korkuyorum , düşünmekten değil de düşünüp de bulamamaktan korkuyorum belkide...  Hissedememekten korkuyorum . Bir daha sevememekten korkuyorum,nasıl seveceğimi bilmemekten korkuyorum ; belki de çok sevip vazgeçememekten korkuyorum . Uykulardan korkuyorum , belki de rüyalarımın bile istemediğim gibi olmamasından korkuyorumdur . Saatlerce müzik dinliyorum , son ses ; ama yine fikirlerimi susturamamaktan korkuyorum. Geleceğimden korkuyorum , belki de geleceğim de ki belirsizlikten korkuyorum . Sahi bu kadar korkarak nasıl yaşıyorum ? Daha anlatamadığım bir sürü korkum varken...




24 Eylül 2020 Perşembe

Bütün Mesele.

Kuş kadar özgür olmak mıydı mesele ? 
Bir kuş ne kadar özgürdü peki... 
Kral olmak için illa aslan mı olmalı ? 
Ufacık bir iltifatla gönüllerin kralı olunmaz mı ?

Güzel yazmak için kalem mi olmak gerek ? 
Gönülden kopan nameler güzel yazmaz mı ? 
Kırılmak için vazo mu olmalı ? 
Yüreğe çarpan sözler hiç kırmaz mı ?

Şiddet görmemek için ölü mü olmalı ? 
Yaşarken şiddetsiz bir hayat olmaz mı ? 
Merhamet duymak için aciz mi kalmalı ? 
Aciz kalmadan merhamet duyulmaz mı ?

İnsan hep nankör mü olmalı ? 
Yapılan iyilikler teşekkürle taçlandırılmaz mı ?  
Beğenilmek için güzel mi olmak gerek ? 
Ruhun güzelse her şey tamam olmaz mı ?

Güzel sevmek için destan mı yazmalı ? 
İçten gelen bir söz kalp çalmaz mı  ? 
Özür dilemek için kalp mi kırmalı ? 
Koruyamadığımız kadınlar için özür dilemek hak olmaz mı ?

Her sorunda üzülmek mi gerek ? 
Haktan geldiğini bilerek sabretmek güzel olmaz mı ? 
Sorun olduğunda mı gitmeli eller semaya ? 
Şükür için kalkmaz mı ?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı ? 
İnsan içine ağlayamaz mı ? 
Sevilmek için hoş mu davranmalı ?
İnsan kendisi olunca hoşlanılmaz mı ? 

Sesini duyurmak için bağırman mı gerek ? 
İçinde ki çığlıkları kimse duymaz mı ?
İnsan olmak için vicdan mı gerek ? 
Dünyada az insan kalmaz mı ?

Gücünün yettiğine vurmak mıdır adamlık ?
Adam olmak güce bakar mı ? 
Ezilmek için kadın mı olmalı? 
Kadın insan erkek insanoğlu olmaz mı ?

Gücü hayvana yetene var mıdır dünyada yer? 
Dünya bu kadar yükü kaldıramamış olamaz mı ?



26 Ağustos 2020 Çarşamba

Gökyüzünde Kaybolan Öğretmen

Kaçıp gitmek istiyorum bu evrenden, belki de sığınmak istiyorum birinin yamacına.Bir bulut olup mutlu insanların üzerine yağmayı. Ben ses olmak istiyorum sokaktaki hayvanlara. Belki de bir çocuğu Mutlu eden bir pamuk şeker, belki de gökten düşen bir yıldız. Ama en çok bir çocuğun gülümsediğinde oluşan gamzede yaşamak istiyorum . Ben kitap olmak istiyorum ,sobanın içinde insanları ısıtan bir ateş. Ben serbest bir balon olup göklerde süzülmek istiyorum. Ben mutlu bir haber olup kulaktan kulağa dolaşmak , dünyadaki bütün aç insanlara yetecek kadar yemek olmak istiyorum. Ben gecenin sesizliğinde ki huzur , gülüşlerde ki buse olmak istiyorum. Dinlenilen en güzel nida olmak istiyorum. Ben yetim bir çocuğa melek olmak istiyorum. Kısacası ben öğretmen olmak istiyorum. :))

2 Temmuz 2020 Perşembe

Duyguların Rengi

Sadece yazmak geçti içimden.Belki bir gecenin siyahını... Duyguların rengi var mı ?
Duygular hangi renk ? Neden siyah karamsarlık ? Oysa gece ne çok duygu besler insanlar.Belki de en iyi besteler ,en iyi resimler,en iyi düşünceler bir gece vakti oluvermiştir,oysa gece de siyah değil mi ? Ya da mavi neden özgürlük ? Bazen bir hapishanenin duvarları mavi olurken...duyguların rengi var mıdır ? Kırmızı şehvet uyandırırken,neden beyaza saflık kalır ? Belki de duyguların renkleri yoktur ama,nedense yeşil deyince akla canlılık gelir... Belki de duyguların rengi yoktur,sadece ön yargı vardır.Belki de sadece,insanlar düşünmek istediklerini görürler. Duyguların renkleri var mıdır ? Duyguların renkleri bence vardır,ama insanların hissettiği duygular farklıdır.💫
Başlık ekle

13 Mart 2020 Cuma

Bülbül İle Gül

Sevmek neydi?Peki ya sevilmek?İkisi de yalandı.Kandırıp dururdu birbirlerini.Nasıl sevmeliydi o zaman?Bir yaprağın ağacı sevdiği kadar mı?Yoksa kuşun gök yüzünü?Bence sevmek bu değildi,olamazdı.Sonbahar geldiğinde bırakmamış mıydı yaprak ağacı ?İlk baharda ise ağacın yeni yaprakları aşkla karşılayışı.Peki ya kuşlar?Onlarda inmemiş miydi yere?Yeşilliklere olan hisleri ne ara başlamıştı?Var mıydı kuşların,yeşilliğin toprağa olan sevdasından haberi?Gök yüzü de hafiften sevdalıydı sanki uçurtmaya . Bilir miydi ki uçurtmanın rüzgara yanık olduğunu? Her sonbaharda düşen yaprağın,gizliden rüzgara olan hisleri ne kadar gerçekti?Peki ya bülbülün gülü sevdiği kadar mı sevmeli?Gülün suya aşık olduğunu bile bile...

-Gül gül dedi,bülbül güle,gül,gülmedi gitti.Bülbül güle,Gül bülbüle,yar olmadı gitti

Zamansız zaman

Çok geçmiş günlerden geliyorum ; geçmiş şehirlerden , geçmiş duygulardan.. Ölüm gibi ,yanımda bir şey getiremiyorum  ; içimde kopan fırtınal...